Son dönemde Ege Denizi'nde, özellikle Santorini Adası çevresinde artan sismik aktiviteler, jeoloji camiasında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu depremlerin kökeni ve olası sonuçları konusunda uzmanlar arasında çeşitli tartışmalar yaşanmaktadır.
Sismik Aktivitenin Kaynağı: Tektonik mi, Volkanik mi?
Bazı uzmanlar, Santorini çevresindeki depremlerin tektonik hareketlerden kaynaklandığını belirtmektedir. Özellikle, Ege Denizi'ndeki sismik hareketliliğin, bölgedeki tektonik plakaların etkileşiminden kaynaklandığı ve bu depremlerin volkanik bir patlamayla ilgisi olmadığı ifade edilmektedir.
Diğer bir grup uzman ise, bu depremlerin volkanik kökenli olduğunu savunmaktadır. Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Santorini Yanardağı'ndaki magma hareketliliğinin, yüzeye doğru basınç oluşturduğunu ve bunun da depremlere neden olduğunu belirtmektedir. Ercan'a göre, bu durum yanardağ patlaması riskini artırmaktadır.
Olası Riskler ve Senaryolar
Depremlerin kökenine dair farklı görüşler, olası riskler konusunda da çeşitli senaryoların tartışılmasına yol açmaktadır. Tektonik kökenli depremlerin, büyük bir deprem olasılığını artırabileceği ve bu durumun bölgedeki yapıların dayanıklılığı açısından önemli olduğu vurgulanmaktadır. Özellikle Santorini'deki hızlı yapılaşmanın, depremlerin etkilerini artırabileceği konusunda endişeler dile getirilmektedir.
Volkanik kökenli depremlerle ilgili olarak ise, olası bir yanardağ patlamasının, depremle birlikte süpürtü dalgaları (tsunami) oluşturabileceği ve bunun Ege Adaları, Girit, Mora, Rodos, Atina ve Türkiye'nin güney kıyılarını etkileyebileceği belirtilmektedir. Ancak, Prof. Dr. Ercan, Santorini'nin İzmir'e 170 kilometre uzaklıkta olması nedeniyle, Türkiye kıyıları için tsunami riskinin düşük olduğunu ifade etmektedir.
Sonuç
Santorini ve çevresindeki artan sismik aktiviteler, jeologlar arasında farklı yorumlara neden olmaktadır. Depremlerin kaynağı ve olası sonuçları konusunda net bir uzlaşı olmamakla birlikte, bölgedeki gelişmelerin yakından izlenmesi ve olası risklere karşı hazırlıklı olunması önem arz etmektedir.
Yorum Gönder